6 Eylül 2016 Salı

Kendinize İnanmaktan Asla Vazgeçmeyin..

Herkese Merhaba,

Şiir yazmayı bıraktığımı söylemiştim sizlere ama şiirlerimi okuyan herkes şiir yazmaya devam etmem gerektiğini söyledi durdu,hala da söyleyen çok insan var,sağolsunlar.Peki sizler herzaman çok güzel şiir yazdığımı mı sanıyorsunuz? Eğer öyleyse yanılıyorsunuz.

Gelin sizlerle zamanda yolculuk yapıp bir anımı göstereyim öyleyse.Şiir yazmaya ilk başladığım zamanlarda tam hatırlamıyorum ama yıl 2003 veya 2004'tü.Ben de haftasonları babama gidiyordum.O zamanlarda yazdıklarımı o kadar çok beğeniyordum ki pür neşe ve heyecanla yazdığım şiirlerimi babama okuttum.Hepsini sessizce okudu ve bana ''Şimdi sen bunlara şiir mi diyorsun,şiir yazdığını mı sanıyorsun." diyerek hiç beğenmediğini ifade etti.Bu cümleyi duyduğumda ne kadar kırıldığımı,gururumun incindiğini bilmem anlatmama gerek var mı.Karşısında küçüldüm,ufacık oldum ve ''şiir değil mi'' dedim sadece.Kendimi babama o kadar beğendirme hissiyle dopdoluydum ki o yaşlarda..

Eğer babamın söylediği zamanda ki duygularıma yenik düşseydim şiir yazmayı bırakır,küserdim adeta.Ama ben ne yaptım şiir yazmaya devam ettim 2013 yıla kadar..Ama çok ta gururlu biriyindir,2006 yılında okuyan herkesin beğendiği şiirlerimi dahi okutmadım,hatta onun yanında şiir yazdığımı dahi söylemedim.Yani babam benim en güzel şiirlerimi okuyamadı hiçbir zaman...

Ama bana sertçe şiirlerimi beğenmediğini söyleyip gururumu kıran kişi,babam 2004'te sınıfta kalma kararıma destek veren de sadece oydu.Şimdi nasıl yani diyeceksiniz,o yıllarda yaz okuluna gidip dersleri verip bir üst sınıfa geçebiliyordunuz.Ama gitsem bile sayısala gidemezdim.Ve bu kararıma en sert yanıt bir tanıdığımız olan matematik öğretmeninden geldi : ''1 sene değil 10 sene de lise-1 de okusan o sınıfı geçemezsin'' dedi.Kırıldım çok ama bundan daha fazla hırslandırdı beni kendisi bunu istemememiş de olsa.Ve ben o sene o kadar başarılı oldum ki burslu olarak dershaneye yazıldım,hocalarım beni iftiharla parmakla gösterirdi,bir sınıfa gidip matematik dersi anlattığımı bile hatırlıyorum hoca gelmediği için.Ki Habire Yahşi Lisesinden mezun olanlar bilir bizim okul fazlasıyla disiplinliydi.Sınıfta kalan kişilere bir şekilde önüne taş koyup okul başarısını düşürmesinler diye okuldan gitmesini sağlarlardı.Üniversite başvuru kağıdını almaya gittiğimde yıllar sonra o zamanki müdür yardımcım ''ne senden önce ne de senden sonra sınıfta kalıp ta o kadar başarılı bir öğrenci daha gelmedi bu okula'' demişti bana,çok severdi beni,sağolsun kulakları çınlasın ben de onu çok severdim.

Burada amacım kendimi övmek değil,kesinlikle.Zaten öyle olsa beni tanıyan herkes bunları biliyor olurdu.

Bunu yazmamın sebebi bambaşka.Kendinize inanın sonuna kadar..Sonsuza kadar..Size kim ne derse desin,ne kadar gururunuzu kıracak sözler de söyleseler içinizdeki cevheri farkedin herkesten önce ve hakkınızı koruyun.Bir nevi zırh örün etrafınıza ''kendinizi her şeyinizle koruyun'' ... Ve kimsenin sizi beğenmemesine ve hatta beğenmesine aldırış etmeyin,yapmak istediklerinizi sadece siz kendiniz için yapın.Ben herzaman kulaklarımı tıkadım ve burnumun dikine gittim.Evet bazen battım ama yine kendim çıktım kimsenin yardımı olmadan.Bazı zamanlar da insanları dinlemekte gerekiyor olabilir ama ben birinin bir şey dediğinde yapacak karakterde biri değilim.

Asolan sizsiniz bunu asla unutmayın,sizin kendinizden memnun olmanız..Gerisi sadece yanılsamalardan ibaret..Şunu da unutmayın,sizi ''sizden'' daha iyi tanıyacak bu dünyada kimse yok..Sizi herkesten daha iyi tanıyan birine haksızlık etmeyin ve içsesinize güvenin..


Sevgiyle,huzurla kalın...

Hamiş: Yıllar sonra babamın beğenmediği şiirlerimi okudum ve açıkçası hiç beğenmedim yoketmek istedim.Ama kişisel gelişimimi görebilmek adına yoketmedim.Neymiş,adam haklıymış,onlara şiir denmezmiş :) Ama kişisel gelişim sürecimi görme fırsatını da kaçırmış :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder